×

Uyarı

JFolder: :files: Yol bir klasör değil. Yol: /var/www/vhosts/thsk.gov.tr/httpdocs/dosya/birimler/cevresagligi_db/haberler/2016/Antalya_SU_Sanitasyonu_Toplantisi_kasim_2016
×

Bilgilendirme

There was a problem rendering your image gallery. Please make sure that the folder you are using in the Simple Image Gallery Pro plugin tags exists and contains valid image files. The plugin could not locate the folder: dosya/birimler/cevresagligi_db/haberler/2016/Antalya_SU_Sanitasyonu_Toplantisi_kasim_2016

Su Sanitasyonunun Önemi Ve Su Sanitasyonunda Yerel Yönetimlerin Rolü Toplantısı Antalya

Su Sanitasyonunun Önemi ve Su Sanitasyonunda Yerel Yönetimlerin Rolü Toplantısı 16 - 18 Kasım 2016 tarihinde Antalya ilinde gerçekleştirildi. Toplantıya 81 İlimizden Vali Yardımcıları, İl Özel idaresi genel sekreterleri, genel sekreter yardımcıları, su ve kanalizasyon idaresi yetkilileri, halk sağlığı müdürleri katılım sağladı.

18 Kas 2016 0 comment

Toplantıda halk sağlığının korunmasında güvenli içme kullanma suyu temini, şehir ve köy içme kullanma suyu temininde yerel idarelerin rolü ve sorumluluğu, şehir ve köy içme kullanma suyu izleme çalışmaları, Türkiye’deki içme suyu kaynakları ve arıtım tesislerinin değerlendirilmesi, içme kullanma sularında analiz hizmetleri, su sistemlerine yönelik planlamalar, içme kullanma suyu sanitasyonu çalışmalarında hizmet alımı, içme kullanma suyu arıtım teknolojileri, arıtım sistemi seçimi nasıl yapılması gerektiği,  içme kullanma suyunda dezenfeksiyon, online bakiye klor takibi çalışmaları, grup sularının yönetiminde iyi uygulamalar, içme kullanma suyu elde edilen yüzeysel sularda siyanobakteri potansiyeli konuları ele alındı.

Toplantının açılış konuşmalarını Kurum Başkan Yardımcımız Sn. Doç. Dr. Mustafa Kemal BAŞARALI ile Sn. Müsteşarımız Prof. Dr. Eyüp GÜMÜŞ yaptı. Sn. BAŞARALI konuşmalarında suyun canlı hayatı ve yaşamsal faaliyetler için elzem olduğunu, tüketime sunulan suyun sağlıklı ve güvenli olması gerektiğini belirterek dezenfeksiyonun önemine işaret etti ve su güvenliğinin çok sektörlü bir konu olduğunu  ve sıkı işbirliği gerektirdiğini dile getirdi.

Sn. Müsteşarımız  Prof. Dr. Eyüp Gümüş ise; yaptığı konuşmada, Bakanlık olarak sağlık alanında önemli yatırımlar gerçekleştirildiğini belirterek sağlıkta dönüşümde ikinci aşamaya geçildiğini,  bu noktada koruyucu sağlık hizmetlerine daha fazla  önem verileceğini ifade etti. Bu noktada güvenli su sağlamanın koruyucu sağlık hizmetlerinin en önemli başlıklarından olduğunu özellikle vurguladı.

Bu kapsamda Türkiye'de içme-kullanma suyunda klorlama sisteminin kurulması, işletilmesinin yerel yönetimler ve il özel idarelerinin sorumluluğunda olduğunu belirten Gümüş, Bakanlık olarak bunun kontrolünü yaptıklarını dile getirdi. Depolar ve şebeke sisteminden vatandaşın musluğuna kadar suyun sağlıklı gitmesinin yerel yönetimlerin, il özel idarelerinin görevlerini oluşturduğunu belirtti. Su kirliliğinden dolayı yakın zamanda salgınların yaşandığını, bu tür salgınların önlenmesi amacıyla suların sürekli ve düzenli olarak klorlanmasının gerekliliğini dile getirerek, Bakanlıkça da konuyla ilgili çalışmalar yapıldığını vurguladı. 

Sürekli eğitimler verilerek, suyu sağlıklı hale getireceklerini anlatan Gümüş, özellikle bazı bölgelerde suyla ilgili bulaşıcı hastalıkların oranlarında artışlar olduğuna işaret etti. Gümüş, şu değerlendirmede bulundu:

"Yeni bir sistemle Türkiye'deki bütün suların, depoların, şebekelerimizin, Bakanlığımız tarafından izlenmesi, artık elzem ihtiyacımız haline gelmiştir, bu sistem kurulacaktır. Ankara'da, Bingöl'ün Genç ilçesinin köyünün suyunu görmemiz lazım, o yerel yönetimlerimizi uyarmamız lazım. Bununla ilgili işini yapmayanlarla ilgili suç duyurusunda bulunacağımızı ifade ediyorum. Hangi parti hangi yerel yönetim olursa olsun suç duyurusunda bulunup, gerekli cezaların verilmesi konusunda çalışmalar yapacağız. Bunu yapmadığımız zaman bu hastalarımızla karşı karşıya kalıyoruz. Hep birlikte bu meseleyi masaya yatıralım, eksik kısımlarımızı çözelim ve 2017 yılı için 'Sağlıklı su yılı' diyelim. Bununla ilgili ne gerekiyorsa Bakanlık olarak yanınızdayız."

 

1. Gün Çalışmaları

16-18 Kasım 2016 tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen “Su Sanitasyonunun Önemi ve Su Sanitasyonunda Yerel Yönetimlerin Rolü” toplantısının açılış konuşmasını Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Sayın Prof. Dr. Eyüp Gümüş tarafından yapıldı.

Açılış konuşmasından sonra Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanlığından Prof Dr. Sayın Çağatay GÜLER tarafından “Toplum Sağlığının Korunmasında Güvenli Su Temini” konulu sunumunu yaptı. Sayın GÜLER sunumunda kısaca suyun başlıca kullanım alanlarını;

- İçme suyu ve yemek pişirme,

- Kişisel temizlik, yıkanma ve bulaşık yıkama,

- Ev temizliği,

- Isıtma ve hava koşullandırma,

- Kentsel sulama,

- Sokakların temizlenmesi,

- Mesire etkinlikleri, yüzme havuzları ve oyun alanlarının sulanması,

- Süsleme amaçlı, çeşmeler, havuzlar, fıskiyeler vb,

- Su gücünden elektrik elde etme ve buhar gücü sağlanması,

- Ticari ve endüstriyel amaçlar, endüstriyel süreç suyu ve soğutma,

- Yangın söndürme ve korunma,

- Atıkların uzaklaştırılması gibi huşular olduğunu vurgulayarak su kaynakları planlanırken “ortalama günlük talebe” (average daily demand) göre değil “en yüksek su kullanım gününe” (maximun daily usage) göre, şebekenin de günün pik talebini sağlayacak biçimde planlanması gerektiğine işaret etti.

Su ile bulaşan “su bulaşık hastalıklar, kolera ve diğer ishalli hastalıklar, su değdi hastalıklar sudan gelen hastalıklar, su kıt hastalıklar gibi birçok hastalığın olduğunu, cıva ve arsenik gibi bazı ağır metal kirliliklerinin de çevreyi ve toplum sağlığını olumsuz yönde etkilediğini belitti. Şebeke sistemindeki çapraz bağlantıların, dezenfeksiyon yetersizliğinin, dezenfeksiyona yerel idarelerin gerektiği kadar önem vermemesinin, şebeke sistemindeki çatlak ve patlakların geri emilim nedeniyle suyun kalitesini olumsuz yönde etkilediğine işaret etti.

Su uygunsuzluklarından en çok çocuk ve yaşlı nüfusun etkilediğini vurgulayarak kaynak ve depo gibi su yapılarının temizliğinin belirli dönemlerde yapılmasının gerektiği yönünde görüşlerini bildirerek konunun halk sağlığının korunması için önemli olduğunu vurguladı.

Ayrıca konut, okul, hastane gibi binalardaki iç şebeke sistemine de değinerek eski binalardaki boruların yenilenmesinin gerektiği de vurgulandı. Zira suyun özellikle mikrobiyolojik ve kimyasal uygunsuzluklarında bu hususların önemli olduğunu ifade etti.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’ndan Kurum Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Sayın M. Kemal BAŞARALI tarafından “Türkiye’de İçme Kullanma Suyu İzlemi ve Mevcut Durum Değerlendirmesi” konulu sunumunu yaptı. Sayın BAŞARALI sunumda suyun temin edilmesinde yerel idarelerin denetim ve kontrollerinin de Sağlık Bakanlığının görev sorumluluğunda olduğu ifade ederek içme kullanma suyu izleme çalışmaları hakkında bilgi verdi. Bu kapsam da ülke genelinde suyun kaynak, arıtma tesisi su depoları ve izleme noktalarına varıncaya kadar içme kullanma suyu envanterinin çıkartıldığını, 2015 yılı içinde yaklaşık 38 bin denetim, 128 bin kontrol izlemesi amaçlı su numunesi alındığını, denetim izlemesinde 52, kontrol izlemesinde ise 14 parametrenin analiz edildiğini bu parametreler içinde fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik parametreler yönünden değerlendirildiğini ifade etti.

Özellikle sudaki mikrobiyolojik kirlilik nedenlerinin şebeke sisteminde meydana gelen bakım ve onarım çalışmalarının, kaynak ve depolarda koruma alanları oluşturulmaması, su ile temas eden yüzeylerdeki uygunsuzluklar, izinsiz su kullanımı, suyun dezenfeksiyonundaki akasmalar gibi hususlar olduğunu belirtti. Söz konusu olumsuzlukların en az düzeye indirilmesi için Kurum tarafından yürütülen yerel düzeyde yapılan bölgesel değerlendirme, sağlık personeline yönelik yapılan hizmet içi eğitimler, ulusal su ve sağlık kongresi ve yerel düzeyde belediye ve il özel idarelerine yönelik yapılan ziyaret toplantılardan bahsetti

Söz konusu faaliyetlerin içme-kullanma sularının dezenfeksiyon yetersizliği ile mikrobiyolojik uygunsuzlukların azaltılması yönünde atılan önemli adımlar olduğunu vurguladı. Ayrıca söz konusu uygunsuzlukların insan sağlığını olumsuz yönde etkilediğine işaret ederek aynı zamanda sağlık harcamalarını da artırdığı ifade etti.

Belirtilen bu olumsuzlukların giderilmesi için ilgili paydaşların işbirliği içinde çalışmalarının gerektiği vurgulandı.

Orman ve Su İşleri Bakanlığın-Su Yönetimi Genel Müdürlüğünden Genel Müdür Yardımcısı Sayın Dr. Yakup KARAASLAN tarafından da “Türkiye’deki İçme Suyu Kaynakları ve Arıtım Tesislerinin Değerlendirmesi Projesi” konulu sunum yapıldı. Sayın KARAASLAN sunumunda dünya ve ülkemizdeki mevcut su kaynaklarının durumu hakkında bilgi vererek aslında Türkiye’nin gelecek on yıl içinde su fakiri ülkeler arasında yer alacağını ifade etti Bu nedenle Bakanlıklarının bu tip olumsuzluklarda ülkemizin en az düzeyde etkilenmesi için su kaynaklarının kalite, miktar kullanımına yönelik “Proje” kapsamlı birçok çalışma yürüttüklerini belirtti. Havza esaslı yönetim sistemi, suyun tek elden yönetimi gibi birçok yeniliklerin olması gerektiğini vurguladı. Bu nedenle Bakanlık olarak hedeflerinin; “su Kanunun hayata geçirilmesi, su kaynaklarının tahsisi ile ilgili gelecekteki planlamaların iklim değişikliği etkilerini de dikkate alarak yapılması, kaynaktan musluğa su yönetiminde koordinasyonunun temini, içme suyu arıtma tesislerinin dizaynında ham su kalitesinin göz önüne alınması, içme suyu ham su kalitesi belirlenirken ülkemizde kullanılan tehlikeli maddelerin göz önüne alınması, arıtma tesisi normlarının belirlenmesi, endokrin bozucu kimyasallar ve siyanotoksinler için arıtma çalışmalarının yapılması, Ulusal Su Bilgi Sisteminin hayata geçirilmesi ve suyla ilgili bilgilere başta Kamu Kurumları olmak üzere ulaşılması” şeklinde olduğunu ifade etti.

Aynı gün Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanlığından Prof. Dr. Sayın Murat TOPBAŞ’ın oturum Başkanlığında;

Mersin Vali Yardımcısı Sayın Cemal YILDIZER tarafından “Güvenli İçme-Kullanma Suyu Temininde Mülki İdarelerin Görev ve Sorumlulukları” konulu sunum yaptı. Sayın YILDIZER sunumunda içme-kullanma suyu temin edilmesinden Belediye mücavir alanlarında Belediyelerin, belediye mücavir alanı dışında ise il özel idarelerinin sorumlu olduğu ifade edildi. Diğer taraftan mahalli idarelerin İl, belediye veya köy halkının

·                     Mahalli müşterek ihtiyaçlarını karşılamak üzere

·                     Kuruluş esasları kanunla belirtilen ve

·                     Karar organları, gene kanunda gösterilen, seçmenler tarafından seçilerek oluşturulan

·                     Kamu tüzel kişiler olduğu belirtildi.

Bu kapsamda güvenli su temininde Mülki İdare amirlerinin rolü ve sorumluluklarının;

“Vali ve Kaymakamların merkezi idarenin, taşradaki birinci temsilcileri olmaları nedeniyle bu konuda ilgili kamu kurum ve kuruluşlarını işbirliği ve koordinasyon içerisinde çalışmalarını sağlayıcı gerekli her türlü tedbirleri almaları,

Belediye ve İl Özel İdarelerinin konuya ilişkin yeterli kaynak, personel ayrımını yapması

Yerel yönetimlerin güvenli su teminini öncelikli olarak ele almaları” şeklinde özetledi.

Kırklareli Halk Sağlığı Müdürü Sayın Dr. Çiğdem CERİT tarafından “Halk Sağlığı Gözüyle Güvenli İçme-Kullanma Suyu Temini” konulu sunumunu yaptı ve sunumunda özetle; güvenli su kavramı, dünyada ve Türkiye’de su potansiyeli, bütüncül su kaynakları yönetimi sistemi, su kirleticileri, su ve hastalık ilişkisi, Coğrafi Bilgi Sistemi, erken uyarı ve yanıt sistemi, şehir sağlığı yaklaşımı, sağlık etki değerlendirmesi ve yerel yönetimler -su yönetimi hususlarına değindi.

Bu kapsamda da sağlıklı ve güvenli su temini için su arıtma/atık su arıtma tesisleri yapılması, iyileştirilmesi, yer üstü ve yeraltı su kaynakları korunması, su miktar ve kalite olarak izlenmesi, su şebekelerinin bakımı ve onarımının takip edilmesi, denetim ve kontrollerin zamanında yapılması, su kaynaklarının, bütün boyutlarıyla ele alınması ve havza temelli bir yaklaşım sergilenmesinin gerekliliği vurgulandı

Sivas Belediye Başkanı Sayın Sami AYDIN tarafından da “Şehirlerde İçme-kullanma Suyu Temininde Belediyelerin Yaşadığı Sıkıntılar ve Çözüm Önerileri” sunum yapıldı Sayın Belediye Başkanı sunumunda şebeke suyundaki kayıp ve kaçaklardan, şebeke sisteminde kullanılan borulardan, su deposu uygunsuzlukları ve yönetiminden bahsetti, Buna göre Sivas’ içme-kullanma suyu alt yapısının tamamının yenilendiğinden, 2007 yılında 4 Eylül Arıtma tesisinin devreye girmesiyle beraber şehir nüfusunun yarısının arıtılmış suya kavuştuğunu, terfi istasyonunun 2015 yılında devreye alınmasıyla beraber şehir nüfusunun tamamının arıtılmış suya kavuştuğunu ve yine kent merkezinde bulunan dere ıslah çalışmaları yapıldığı vurgulandı. Diğer taraftan içme suyu dezenfeksiyonu için arıtma tesisinde hipoklorit üretimi yapılarak suyun dezenfekte edildiği ifade adildi. Ayrıca atık su arıtım tesisi de yapıldığından bahsederek şehir atık suyunun arıtımına müteakip Kızılırmak nehrine verildiği, yağmur suyu için de ayrı bir hat yapıldığı belirtildi. Sayın başkan tarafından söz konusu yapılan tüm çalışmaların sağlıklı ve güvenli su temininde önemli olduğu vurgulanmıştır.

Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Strateji Geliştirme Daire Başkanı Sayın Yavuz ATEŞ tarafından “İçme-kullanma suyu Analiz Ücretleri ve Mahsuplaşma” konulu sunum yapıldı.

Sayın ATEŞ tarafından yapılan sunumda, kanuni düzenlemelerde yapılan değişiklikle içme-kullanma suyu analiz ücretlerinin il özel idareleri tarafından ödenmesinin zorunlu hale getirildiği, analiz ücretlerinin tahsil edilmediği takdirde Sayıştay tarafından yaptırım uygulanabileceği ifade edildi

Mahsuplaşmaya dönük olarak ise belediyeler ile sırasıyla halk sağlığı müdürlüğü, il sağlık müdürlüğü ve kamu hastaneleri genel sekreterlerinin su bedelleri ile karşılıklı olarak mahsuplaşması gerektiği vurgulandı.

{gallery}birimler/cevresagligi_db/haberler/2016/Antalya_SU_Sanitasyonu_Toplantisi_kasim_2016{/gallery}

 

Son Düzenlenme Cuma, 18 Kasım 2016 09:49